15.10.2017

Happy Death Day / Ölüm Günün Kutlu Olsun


Blumhouse (Parçalanmış, Kapan, Whiplash) orijinal ve özgün bir gerilim filmi olan Ölüm Günün Kutlu Olsun‘un yapımını gerçekleştirdi.
Filmde Tree Gelbman (JESSICA ROTHE, La La Land) adındaki üniversite öğrencisi katilinin kimliğini öğreninceye kadar öldürüldüğü günü, sıra dışı detayları ve dehşet veren sonu ile birlikte tekrar tekrar yaşıyor.
Tree, dünyası tek bir kişinin etrafında dönen, bencil biridir. Doğum gününün sabahında sözde tek gecelik ilişki yaşadığı Carter’ın (ISRAEL BROUSSARD, The Bling Ring) yatağında uyanır ve kısa süre içinde o günün sıra dışı bir gün olduğunun farkına varır.
Kız öğrenci derneği evine dönen ve oda arkadaşı Lori (RUBY MODINE (TV’deki Shameless) ile evin müdürü Danielle (yeni oyuncu RACHEL MATTHEWS)'in beklenen eleştirisine maruz kalan Tree, hemen sıradan öğrenci rutinine girer. Ama bahçedeki tipik bir eylemciden, ofis saatlerinde Profesör Gregory ile yaptığı kaçamaklara kadar her şeyi yaşarken o günü daha önce yaşamış olduğu duygusuna karşı koyamaz.



Tree, tam bu tuhaf güne veda edeceği sırada maskeli bir yabancı tarafından acımasızca öldürülür ve yine tuhaf bir şekilde imkansız bir durum yaşadığına inanan, tek canlının odasında uyanır.

Tree, kendini her gün gerçek katiline biraz daha yaklaşırken bulur ve herkesin en büyük korkusuyla yüzleşmek üzere kısıtlamalarından kurtulması gerekmektedir. Katilinin maskesini çıkarmayı ve bu çılgınlığı durdurmayı başarabilirse kişisel cehennemi haline gelen bu durumdan kurtulabilecektir. Başaramazsa inanılmaz kısırdöngüde kalacak ve kendi ölüm gününe dönüşen korkunç kabusu tekrar tekrar yaşayacaktır.

Kamera arkasında yönetmen CHRISTOPHER LANDON (Paranormal Activity: The Marked Ones) ile yapımcı JASON BLUM’a (Split, Get Out) yetenekli bir ekip eşlik ediyor. Ekipte yazar SCOTT LOBDELL, görüntü yönetmeni TOBY OLIVER (gelecek film Insidious: The Last Key), yapım tasarımcı CECELE M. DE STEFANO (TV’deki Empire), editör GREGORY PLOTKIN (Paranormal Activity serisi), kostüm tasarımcı MEAGAN MCLAUGHLIN LUSTER (10 Cloverfield Lane) ve besteci BEAR MCCREARY (10 Cloverfield Lane) yer alıyor.
Ölüm Günün Kutlu Olsun filminin idari yapımcıları ANGELA MANCUSO, JOHN BALDECCHI (Point Break), COUPER SAMUELSON (Get Out), JEANETTE VOLTURNO (The Purge serisi) ve SETH WILLIAM MEIER (The Bye Man).

Bugün Aslında Dündü Korku Oluyor: Ölüm Günün Kutlu Olsun İlham Buldu

Zamanın akışıyla oynamak hikayecileri eskiden beri büyülemiştir. Zaman döngüsü oluşturmak da sinemada özellikle ilgi çekicidir. Saatlerin ya da günlerin tekrarlandığı ve karakterler tarafından tekrar tekrar yaşandığı bir hikayedeki döngü karaktere tekrar döngüsünü kırma umudu verir. Doug Liman’ın Edge of Tomorrow’undan Richard Curtis’in About Time filmine ve Scott Lobdell’in yazdığı Ölüm Günün Kutlu Olsun filminin senaryosuna kadar farklı türlerdeki birkaç film bu konuyu zarif biçimde ele almıştır.
Disturbia and Paranormal Activity 2 gibi beklenmedik senaryolarda usta olan Christopher Landon, Paranormal Activity: The Marked Ones ve Scouts Guide to the Zombie Apocalypse filmleri için yazar/yönetmen koltuğuna geçmiş. Kullan-at korku filmlerinden uzak durmasıyla bilinen yapımcı Landon, topluma ayna tutan ve aynı zamanda izleyicileri eğlendiren ve onlara meydan okuyan hikayelere yönelmiş.
Lobdell’in Ölüm Günün Kutlu Olsun hikayesi kendisine sunulduğunda yönetmen 1993 yılının zaman döngüsü klasiği olan filmi düşünmeden edememiş. “Bugün Aslında Dündü filminin korku versiyonu. Daha önce neden hiç yapılmamış? O anda kafamda ampul yandı. Çünkü tek başına bu konsept bile beni çok etkiledi. Gerçekten zekice.”
Landon, Paranormal Activity serisinde işbirliği yaptıktan sonra Ölüm Günün Kutlu Olsun filmi için Jason Blum ve BlumHouse Productions ile yeniden birlikte çalışmış. Hayal gücü yüksek yapımcılarla birlikte çalışmasıyla bilinen Blum, 2017’nin en başarılı iki hikayesini yönetti. Son projeleri arasında gişe hasılatı tablolarında üç hafta boyunca birinci sırada kalan yazar/yönetmen/yapımcı M. Night Shyamalan’dan gişe rekortmeni filmi Parçalanmış ile tüm dünyada 250 milyon dolardan fazla hasılat yapan, vizyona girdiği hafta 1 numara olan, yazar/yönetmen/yapımcı Jordan Peele’ın filmi, yılın Sindirella hikayesi olan Kapan yer alıyor.

Landon, başrol oyuncusunun aynı günü tekrar tekrar yaşamasının zorluklarını şöyle dile getiriyor; “Aynı günü tekrar tekrar yaşamak zorunda kaldığınızda tuzağa düşmek çok kolaydır. O günü oluşturuyoruz ve sonra tekrar ediyoruz. Böylece izleyici ve karakter ne olduğunu anlıyor. Bunları yaptığımızda Tree’yi hemen belirlenen yoldan çıkarıyoruz. Kendi ölümünü çözmeye çalışıyor ve böylece de hikaye izleyici farklı yerlere götürüyor ve beklenmedik deneyimler sunuyor.”
Yönetmen özellikle kahramandan etkilenmiş. “Güçlü karakterler fikrini her zaman severim. Özellikle de Tree’nin karakter çizgisini. İnanılmaz gıcık, bencil biri olarak başlıyor. Daha sonra değer verdiğiniz ve anladığınız birine dönüşmesini izlemek çok keyifli. Senaryo bunu başardı.”




Marvel Comics’in X-Men filmlerindeki yenilikçi çalışmalarıyla bilinen (“Daredevil,” “Fantastic Four”) Lobdell amacının, başrolün kendi cinayetini çözmek zorunda kaldığı bir hikayeyi yazmak olduğunu söylüyor. Yazar şöyle anlatıyor; “Birçok gençlik cinayet filminde film boyunca birkaç kurban seçilir ve bir kez dehşete kapıldıktan ve öldükten sonra sizden bir daha haber alınmaz. Kendi ölümüne tepki veren, katilini gizlice izleyen ve hayatının son gününü en iyi şekilde geçirme fırsatı verilen bir karakter fikri ilgimi çekti.”
Lobdell bu anti kahraman üzerinden izleyicinin macerayı hoş olmayan biri üzerinde takip ederek tatmin olacağı bir yol bulmayı amaçlamış. “Birçok korku hayranı gibi ben de kötü kızın hikayenin başında öldüğü ve iyi kızın katile tek başına karşı koymak zorunda kaldığını fark ettim. Kötü kızla iyi kızın aynı kişi olduğu bir film yazmak ilgimi çekti. Biz Tree’yi tanıdıkça ve Tree de kendisini yaşadığı deneyimin dehşetiyle tanıdıkça onun mücadelesine kapılıyoruz ve bu yüzden de sonunda onu destekliyoruz.”

Landon, bu projeye kendisini çeken şeyin hikayenin eşit oranda mizah ve dehşet içermesi olduğunu söylüyor. “Bizim korkularımız gerçek korkudur. İnsanlar kesinlikle sıçrar ve çığlık atar ama kahkahalar da büyüktü. Komedi ve korku, tuhaf bir ikili olsa da birçok ortak noktaları vardır. Korkunun barındırdığı özellikler bir esprinin özelliklerine çok benzer. Korkutup sonra güldürebildiğiniz ritmi bulabilirseniz ve ikisini dönüşümlü yapmaya devam edebilirseniz izleyici için çok keyifli olur.”

Yapımcı iki farklı türü bir projede bir araya getirmek gibi zorlu görev hakkında şunları söylüyor: “İnandırıcı bir dünyada yaşayan, izleyicinin tanıyabildiği, ilgi çekici karakterler oluşturabilirseniz çok yardımcı olur. Ben hem korkuyu hem de kahkahayı bir arada yapabildim çünkü hikayenin içinde izleyiciye yatırım yapıldı.”

Blum, bu yolculukta Landon’a katılmak istemesinin mantığını şöyle anlatıyor; “Chris’le birlikte beş filmde birlikte çalıştım. Yaratıcılık anlamında ona tamamen güveniyorum. Bana senaryoyu verdi. Ben de fikri sevdim. Ama asıl nedenim ona olan inancımdı.”

Deneyimli yapımcı hikayenin heyecan verici özelliklerini ve nasıl bağlandıklarını anlatıyor; “İzleyici karakterin öldürüleceğini biliyor ama nasıl olduğunu bilmiyorsunuz. Chris, izleyiciye korkmaları için yeterli ama çok fazla olmayan bilgiyi veriyor. Filmi korkutucu ve etkili yapan şey bilginin verilme şekli.”




Her Ölümün Hakkını Ver 

Ölüm Günü Kutlu Olsun’un başrol oyuncuları kahramanımızdan ve gündelik hayatında tekrar tekrar karşılaştığı insanlardan oluşuyor. Blumhouse filmleri prodüksiyon verimliliğine önem verdiği için oyuncuların da bu zorluğu üstlenmeleri önemliydi.

Landon için filmin her sahnesinde yer alan Tree rolünü Jessica Rothe’a vermek çok kolay olmuş. Yönetmen şöyle anlatıyor; “Jessica inanılmaz çünkü başına birçok şey geliyor. Gıcık bir kız olması gerekti. Ama sonra hayatını çözmeye çalışan savunmasız bir olması gerekti. Üstüne bilinmeyen bir katil tarafından avlanırken dehşete düşmesi gerekti. Sonra gücünü toplaması ve karşı koyması gerekti. Rolünün inanılmaz bir çeşitliliği vardı.”

Blum da Roth’un projeye katılmasından aynı şekilde heyecan duymuş. Yapımcı şunları söylüyor; “Jessica daha önce birkaç kez denemelere katılmıştı ve ona başka projelerde rol vermeye çalıştık. Bu filmi kabul ettiği için son derece şanslıydık.”

Lobdell, daha önce böyle didaktik bir karakteri kimin canlandırabileceği konusunda endişe ettiğini söyleyerek Blum’un övgülerine katılıyor; “Jessica kapıdan içeri girene kadar hiç kimse Tree’yi senaryodan beyaz perdeye aktarabilmenin mümkün olduğunu düşünmüyordu. Jessica korkuyu, komediyi, sertliği, savunmasızlığı, azmi ve doğaçlamayı müthiş bir dengeyle idare etti.”

Rothe, hikayenin hayal gücünü yakalama ve çok çeşitli duyguları deneyimlemesine ve sunmasına olanak verme yeteneğine hayran olmuş. “Sayfadan gerçekten yansıyan, duygularınızı yakalayan ve karakterlerin hayatlarına katkıda bulunmanıza olanak veren senaryoları okumaktan çok hoşlanırım. Bu senaryo da benim için öyleydi. Mizah, korku, aksiyon ve duygunun muhteşem dengesi çok sık bulabildiğiniz bir durum değildir.”




Oyuncu, Tree’yi oynaması gerektiğini düşündüğü anı şöyle anlatıyor; “Tree katilini ararken altı farklı şekilde ölür ve hayatını neşeli pop müziğe ayarlanmış bir güçlü biri gibi yaşıyor. Bu montaj filmin en muhteşem yanı. Tree’nin kurban olmak yerine hayatında aktif bir katılımcı olduğunu izliyoruz. Ama bu zaman zaman korkunç olsa da eğlenceli ve kendisini çok fazla ciddiye almıyor. Tree, tam bir modern zaman çığlık kraliçesi. Gıcık bir kurbandan güçlü birine dönüşümü çok sık gördüğümüz bir örnek değil. Onu canlandırmam gerektiğini, karakterine bürünüp öyle dolaşmam gerektiğini biliyordum.”
Rothe şöyle devam ediyor; “Filmimiz nabzı hızlandıran şüphe anlarının arasına sıkıştırılmış iğneleyici esprilerden osuruk şakalarına kadar her türlü mizahla benzersizdir. Ben hep en etkili filmlerin birbirini yükselten zıt duyguları bir arada kullanan filmler olduğunu düşünürüm.”

Hikayemizin başında Tree cep telefonun çalışıyla uyandığında izleyici kısa sürede doğum günü olduğunu anlıyor. Özel bir gün olduğu için heyecan duymuyor ve babasının telefonlarına kısa bir süre sonra karaktere sempati duymamıza olanak verecek nedenlerden dolayı cevap vermiyor. İyi biri olmadığı ve onun yok olmasını isteyebilecek çok sayıda düşmanı olduğu hemen anlaşılıyor. Landon karakterini şöyle anlatıyor; “Tree, başlangıçta tipik bir kız öğrenci kulübü üyesi. İçinde bulunduğu dünya sadece dış görünüşle ilgili. Görünüşüne, vücuduna ve Instagram’ına önem veriyor. Yine de içinde bir yerde bunun gerçek kişiliği olmadığını hissediyorsunuz.”

Uykulu gözlü Tree, etrafına bakıp kendisini içki içilen bir gecenin sonunda kendi yatağında değil de Carter’ın yurt odasında uyumuş olarak bulur. Önceki geceyle ilgili hiçbir şey hatırlamayan ve kendisinden küçük biriyle bir yurt odasında olduğu için yerin dibine giren Tree sadece tek gecelik bir ilişki yaşadığını varsayar. Carter’dan uzaklaşmak için sabırsızlanarak kısırdöngü gününü başlatmak üzere kapıya yönelir. Her gün tam olarak aynı noktada yürürken Carter’ın tel dostu olduğunu inanmaya başlar.




Landon, Carter rolü için Israel Broussard’a yönelmiş ve yapımcı Carter’ın rolü kabul etmesinden aynı derece heyecan duymuş. İlk rolünü komedi dram Flipped’da oynayan oyuncu Carter’a inanılmaz bir çekicilik ve dürüstlük getiriyor. Yönetmen performansı konusunda şunları söylüyor; “Israel, filmde çok merak uyandırıyor. Çünkü ideal, sıradan biri. Kendisini hemen sevdiren bir çekiciliği var.”

Broussard, eşit oranda aynı zamanda hem cesur hem de inek olan karakteri yorumlaması hakkında şunları söylüyor; “Carter kendi işine bakıyor. Çok bağımsız ama iyi bir kalbi var. Erkek öğrenci derneği öğrencilerinden ve sıradan üniversite öğrencilerinden farklı. Aslında iyi niyetli, tatlı biri.”
Tree üçüncü, dördüncü ve beşinci kez uyandığında korkunç bir zaman döngüsünde olduğunu fark ediyor ve Carter’dan bu bilmeceyi çözmesi için kendisine yardım etmesini istiyor. Bu dehşet veren çileye son vermek ve Tree’nin hayatını kurtarmak için cinayetinin gizemini çözmek üzere birlikte bir sistem geliştiriyorlar. Landon şöyle anlatıyor; “Carter, Tree’ye inanan tek kişi. Tree’nin kendi cinayetini çözmesine yardım etmeye çalışıyor. Aynı zamanda bu duruma nasıl düştüğünü de anlamaya çalışıyor.”

Broussard, aynı günü tekrar tekrar yaşamaya nasıl yaklaştığını ve karşılaşılan zorlukları anlatıyor; “Chris, her anda nerede olmamız gerektiği konusunda bizi zihnen hazırladı. Benim karakterim için her seferinde aynı şey oluyor. Diğer her şey Tree’ye kalıyor. Çünkü farklı deneyimler yaşayan o. Benim karakterimin tepkisi sadece o aynı günü tekrar yaşadığı için eylemlerinden dolayı farklı oluyor. Başta sadece “Hey, uyanmışsın.” Demek için orada duruyorum.”

Kahramanımızın her gün yaptığı farklı davranışlar konusunda ise Broussard şunları söylüyor; “Tree yabani bir kedi gibi. Çılgın olabiliyor ama her gün farklı yanlarını görüyorsunuz.”
Landon,  yeni ortaya çıkan karakteri hakkında bir örnek veriyor; “Tree ile Carter’ın bir lokantada olduğu bir sahne var. Tree, Carter’ın önünde geğiriyor ve gaz çıkarıyor. Çünkü nasılsa unutacak. İnsanların kedisi hakkında ne düşüneceği hakkında endişe etmeyen ve pek konuşmayan biri olduğu için bu değişiklikleri keşfetmek çok eğlenceliydi.”




Landon, Tree’nin çalışkan ve sorumluluk sahibi oda arkadaşı Lori rolü için oyuncu Ruby Modine’i seçmiş. İzleyiciler Modine’le ilk olarak çıkış rolü olan Showtime’ın övgüler alan TV dizisi Shameless’ta tanışmış. Modine bize karakterini anlatıyor; “Lori, kız öğrenci derneği evinde ve hemşire okulu öğrencisi. Diğer kızlara göre biraz farklı. Tree dağınık ve partilere gidiyor. Hep günün tuhaf saatlerinde dönüyor. Bu sebeple Lori, Tree’ye sürekli “Ve kız sonunda gelir.” Diyor.

Rothe, Modine’in zekice değerlendirmesini takdir ediyor; “Tree dağınık bir tip. Lori ise düzen delisi. Lori, bütün derslerinde iyi, Tree ise sınırda geziniyor. Gece bir araya gelen gemiler gibiler. Birbirlerini hoş gören ama artık yakın arkadaş olmayan iki oda arkadaşı olmuşlar.”

Yakın dönemde TV’de The Knick’te rol alan oyuncu Charles Aitken, Tree’nin aklını çelen, karısını aldatan üniversite profesörü rolü için seçilmiş. Tree, onun dersine sadece çekici olduğunu düşündüğü için giriyor ve sonunda bir ilişkileri oluyor. Tree’nin günlük rutini içinde kabul ettiği çok sayıda skandal durumdan biri. Rothe şöyle anlatıyor; “Gregory evli. Bu yüzden bu ilişki Tree açısından iyi bir tercih değil. Onunla bir ilişkiye girme kararı sınırları aşma eğilimiyle ve işleri nereye kadar götürebileceğini görmekle ilgili. Ayrıca bence kendinden nefret eden ve acı çekmeyi hak ettiğini düşündüğü bir yanı da var.”

Sert ve mantıklı öğrenci derneği başkanı Danielle rolü için yapım ekibi oyuncu Rachel Matthews’u seçmiş. Matthews, Ölüm Günün Kutlu Olsun filminin acımasızca dürüst, kötü kızını canlandırmaktan büyük keyif almış. Şunları söylüyor; “Danielle’i canlandırmak eğlenceliydi. Tree kesinlikle onun “düşman-daşı. En iyi arkadaşı ama bu bir tür sevgi-nefret ilişkisi.”

 Landon şöyle anlatıyor; “Danielle ve Tree, birbirlerine güvenmiyorlar ve birbirleriyle sürekli alay ediyorlar. Özellikle de Danielle. Bir kıskançlık olduğunu görebiliyorsunuz. Tree de Danielle’ın sayısız erkek arkadaşını veya hoşlandığı çocuğu elinden almış. Sürekli bir savaş içindeler ama yine de en iyi arkadaş rolü yapıyorlar.”

Oyuncu kadrosu Gregory’nin şüpheci karısı Stephanie rolündeki LAURA CLIFTON (Good Night), zalim katil zanlısı ve yaralı hastane ziyaretçisi Tombs rolündeki ROB MELLO (The Magnificent Seven), Tree’nin yürütemediği çok sayıda randevudan biri olan Tim rolündeki CALEB SPILLYARDS (Evan’s Crime), Carter’ın ağzı bozuk oda arkadaşı rolündeki PHI VU (Pitch Perfect 2) ve Tree’nin yorgun babası David Gelbman rolündeki JASON BAYLE (The Big Short) ile tamamlanıyor.




Üniversite Hayatı ve Bebek Maskeli Katiller 

Gerilim filmin yapımı, Landon’ın kurduğu ve yapım tasarımcı Cecele M. De Stefano, görüntü yönetmeni Toby Oliver, editör Gregory Plotkin, kostüm tasarımcı Meagan McLaughlin Luster ve besteci Bear McCreary yönetimindeki çekirdek ekibin bulunduğu New Orleans, Louisiana’da gerçekleşmiş.

De Stefano, Landon ile birlikte çalışarak Tree’nin üniversite deneyimini hayata geçirmiş ve çekimlerin ana lokasyonu olarak New Oreans’taki Loyola Üniversitesi’ni seçmişler. Filmi tasarlama sürecini şöyle anlatıyor; “Loyola, çekimler açısından en arkadaş canlısı yer çıktı ve en iyi tercihimiz oldu. Gerçek bir üniversitede çekim yaptığımız için de üniversite atmosferini özgün kılabilecek imkanlara sahiptik. Gerektiğinde kendi becerilerimizi de ekledik. Bazı sahneler özel set dekorlarına ihtiyaç duyuyordu. Kampüsteki bir kahve arabası veya dış mekan öğle yemeği alanı gibi. Bu yüzden gerektiğinde belirlediğimiz okul rengi şemamızla tasarımlarımızı ilave ettik.

Ölüm Günün Kutlu Olsun ekibinin en sık ziyaret ettiği iki mekan, Carter’ın yurt odasıyla Tree ve Lori’nin öğrenci derneği evindeki odaları olmuş. Yapımcılar her iki odayı da sakinlerinin karakter özelliklerine göre tasarlamışlar. Her öğrenciye doğru şekilde tanımlayan alanlar vermek amacıyla her karakteri dikkatlice incelemişler ve geçmiş hikayelerine uygun hareket etmişler.
De Stefano, Carter’ın odasıyla ilgili şunları söylüyor; “Carter iyi bir aileden geliyor. Annesi onu hassas, dürüst ve iyi bir insan olarak yetiştirmiş. Çizgi romanları ve klasik kült filmleri seviyor. Masasında annesiyle olan fotoğraflardan utanmıyor. Odasını Chris’le birlikte seçtiğimiz harika film afişleriyle, havalı müzik grubu çıkartmalarıyla dekore ettik.”




Sıra Tree’nin çok bakımlı öğrenci derneği odasına geldiğinde yapım tasarımcı farklı bir yaklaşım edinmiş. “Tree’nin bohem şık ve rahat tarzı yatak odasındaki kendi tarafına yansıtıldı. Lori’ye de onun karakterini yansıtan daha temiz ve sade olan daha sert tarafı verdik.”

Aynı gün sürekli tekrar edilirken Landon, görüntü yönetmeni Oliver’dan her sahneye ve güne farklı bir görünüm vermesini istemiş. Landon şöyle anlatıyor; “Toby ve ben, her günün tarz açısından farklı hissedilmesini istedik. Filme çok sabit kamera hareketleriyle başladık. Ama Tree’nin zaman döngüsü ilerledikçe ve her yeni güne uyandığında kameranın çalışması değişiyor. Daha titrek ve telaşlı olmaya başlıyor.”
Kameranın hareketine ek olarak Landon, filmin renginin ve görüntüsünün de her gün değişmesi gerektiğini düşünmüş. “İlk gün her şey parlak ve yeni. Film ilerledikçe her şey koyulaşmaya başlıyor. Uzun gölgeler var ve film hastalıklı bir havaya bürünmeye başlıyor. İzleyici, Tree’nin kabusunu yaşıyor. Bu yüzden onun bakış açısını böyle yansıtmak istedim.”

Oyuncuların kostümleri konusunda McLaughlin Luster şunları söylüyor; “Chris’le birlikte çalışarak her karakter için en iyi olanı bulmaya çalıştık. Chris, modayla ilgili. Bu yüzden onunla birlikte çalışmak keyifliydi. Net bir vizyonu var ve kıyafetler konusunda heyecanlandığını görmek büyük bir mutluluktu. Bir yönetmende bunu pek görmüyorsunuz. Bu yüzden bu bir artıydı.”
McCreary, Ölüm Günün Kutlu Olsun’un ilk kurgusunu izledikten sonra istediği müziğin nasıl olması gerektiğini çok iyi biliyormuş. Besteci şöyle anlatıyor; “Kendimi dişlerimi sıkarken, gülerken ve koltuğun kolçağını dehşetle tutarken buldum ve hepsi de doğru anlardaydı. Bu projede olmam gerektiğini biliyordum. Tree’nin özgüvenini ve kasılarak yürümesini yakalamaya çalıştım. Günü tekrarlanırken müzik tekrar ediyor ve giderek daha uyumsuz, gergin ve belli belirsiz bir çılgınlık içinde oluyor.”




McCreary, Tree’nin katilinin müziğine oldukça sıra dışı bir şekilde rastlamış. ”Filmdeki düşman olan ürkütücü, bebek maskeli katil için ikonik bir müzik yapmak istedim. Doğru yaklaşımı bulmak için başlangıçta neredeyse şakayla karışık iki yaşındaki sevimli kızımın dijital olarak işlenmiş küçük sesleriyle oynuyordum. Yarattığı etkiye çok şaşırdım ve dehşete düştüm. Seri katilin müziği aynı an yabancı, masum, vokal ve tehditkar oldu. Bunların hepsi benim küçük kızımın mikrofon önünde oynamasından çıktı. Kızım artık biraz korkunç, bebek maskeli katil oldu. Dünyaya nasıl bir çılgınlık saldım ben?

Yapım tamamlandıktan sonra ekip izleyicinin Ölüm Günün Kutlu Olsun deneyiminden beklediklerini anlatıyor. Landon şunları söylüyor; “Blumhouse, yapmak istediğiniz filmi yapmanıza izin veriyor. Herkesin elinden gelen en iyi filmi yapmak için birlikte çalıştığı gerçek bir hava var. Bu filmi, kullan at tarzında bir korku filmi yapmamak hepimiz için çok önemliydi. Bir aşk hikayesi ve gerçek bir mesajı var ve tuhaf.”

Lobdell, yönetmene övgülerini sunuyor; “Herhangi bir yönetmen film için muhtemelen belli bir ton seçerdi. Chris başarılı bir şekilde komik yanlarını daha komik, korkunç yanlarını da daha korkunç yaptı. Tree ve katilinin yaptığı gibi ben de tekrar, tekrar tekrar birlikte çalışmayı umuyorum.”

Bir başka korku-komediyi daha tamamlayan yapımcı Blum espriyle şunları söylüyor; “İzleyiciler bu filmi görmeli çünkü intikam hayallerinizi ortaya çıkarmanız için iyi bir film. Benim düşmanlarımı düşünmeme neden oldu.”

Universal Pictures sunar bir Blumhouse yapımı bir Christopher Landon filmi: Ölüm Günün Kutlu Olsun, oyuncular Jessica Rothe, Israel Broussard.  Oyuncu seçimi Terri Taylor, CSA, müzik Bear McCreary, kostüm tasarımcı Meagan McLaughlin Luster.  Editör Gregory Plotkin, yapım tasarımcı Cecele M. De Stefano.  Görüntü yönetmeni Toby Oliver, ACS, idari yapımcılar Angela Mancuso, John Baldecchi, Couper Samuelson, Jeanette Volturno, Seth William Meier.  Ölüm Günün Kutlu Olsun filminin yapımcısı Jason Blum.  Filmin yazarı Scott Lobdell, yönetmeni Christopher Landon.


Filmin mmknmrtb notu:  4  /10



Hiç yorum yok: