10.09.2016

Little Men / Küçük Adamlar



13 yaşındaki Jake (Theo Taplitz) dedesi öldüğünde ailesiyle birlikte Manhattan’dan Brooklyn’e, dedesinden kalan eve taşınır.
Yeni mahallesinde Jake, alt kattaki dükkanı işleten Şilili terzi Leonor’un  (Paulina Garcia) aynı yaşlardaki oğlu, karizmatik Tony (Michael Barbieri) ile arkadaş olur.

Kısa bir süre sonra Jake’in psikoterapist annesi Kathy (Jennifer Ehle) ve tiyatro oyuncusu babası Brian (Greg Kinnear), Leonor ile olan kira kontratlarını yenilemek ve rakamı arttırmak istediklerinde, aileler arasında gerilim oluşmaya başlar.

Başta Jake ve Tony bu durumdan etkilenmiyor gibi görünür.
Birbirinden çok farklı iki çocuk, Brooklyn’de genç olmanın dinamiklerini keşfederken kurdukları dostluk bir yandan da hayatlarını etkiler.

Jake ressam, Tony ise oyuncu olmak istemektedir ve birlikte prestijiyle nam salmış sanat lisesine kabul edilme hayali kurarlar.
Fakat ailelerinin arasındaki gerginliği sonsuza dek görmezden gelemeyecekler ve arkadaşlıklarının sınırlarına yetişkin karmaşasını dahil edeceklerdir.

Alameti farikası insan ve anlayış üzerine filmler olan ve günümüz New York’unun en özgün “auteur” yönetmeni olarak anılmaya başlayan Ira Sachs yönetmenliğindeki Küçük Adamlar / Little Men, New York’un değişen çehresini aile çatışmasının ortasında kalan bir dostluk üzerinden anlatıyor.






Filmin mmknmrtb notu ::

Bundan önceki filmi Love Is Strange (2014) ile kırk yıllık beraberliklerini evlilikle 'taçlandırmak' isteyen eşcinsel bir çiftin hâllerini pek güzel anlatan yönetmen Ira Sachs'ın odağında bu kez; ebeveynlerine -doğal olarak- bağımlı vaziyette, onların kararlarının maddi ve manevi kuşatması altında arkadaşlıklarını sürdürmeye çalışan, iki oğlan çocuğu bulunuyor..

Öncelikle bu iki çocuğu canlandıran oyuncular olmak üzere, müthiş güçlü ve uyumlu bir cast'a sahip olan Little Men / Küçük Adamlar, anneler, babalar, çocuklar ve ailevi gerçekler; ev sahipleri, kiracılar; bir kentin 'kentsel soylulaştırma' girişimiyle değişen, başkalaşan yüzüne paralel olarak bozulan komşuluk ilişkileri; geçim mücadelesi verirken, insani ilişkilerin arasına -mecburen- giren paranın ettikleri üzerine söylenebilecek mühim sözleri alabildiğine bir doğallık, hakikilik içinde, ama olağanüstü bir incelikle söyleyen; konunun elverişliliğine -hatta beklenmesine- karşın, duygu sömürüsüne asla yanaşmayan ve bir su gibi akıp gidiveren, mükemmel bir drama..

8 / 10



YAPIMA DAİR

Yönetmen Ira Sachs, eleştirmenlerden iyi notlar alan 2014 yapımı Love Is Strange / Aşk Başkadır filminin ardından yeni projesi için konu arayışını gündelik hayatından çıkarır. 

“Kuşaklarla ilgili sorularla ilgilenmeye devam ettim. Anne babamız ve çocuklarımızla nasıl ilişki kurduğumuzu sorguladım. Şimdi ben de bir babayım, dört yaşında iki çocuğum var. Onların kendi kişilikleri ve kendimin bir baba oluşumu, aramızdaki ilişki ile ilgili çok düşünüyorum. Ve sonuç olarak yetişkin bireyin ve olgun bir yönetmenin gözünden çocukluğa dair bir film yapmak istedim.” Ira Sachs

Yazar kimliğiyle Sachs, her şeyi değiştirebilecek olan “an”lara inanıyor. 
Yaşamın getirdiği olağan seçimler ve sıradan sorunların çok daha güçlü yansımaları olabiliyor. 
Yalnızca bizler üzerinde de değil sevdiklerimize de. 
Ebeveynler kendilerini çocuklarına örnek verdikleri durumlara uymayan şartlar içinde bulabiliyorlar.





Ira Sachs, Love Is Strange ve Keep the Lights On filmlerinde birlikte çalıştığı senarist Mauricio Zacharias ile olan beraberliğine Little Men’de de devam ediyor. 
Gelenekleri ise, yazma sürecine film izleyerek başlamaları. Özellikle Yasujirô Ozu’nün I Was Born But… (1932) ve Good Morning (1959) filmlerinden etkileniyorlar. 
“İki film de ailelerine karşı birçok nedenle isyan eden çocuklarla ilgili. İşte çekirdek fikrimizi bize veren de bu oldu: aileleriyle çatışmaya giren iki çocuğun onlarla konuşmama kararı alması.” Ira Sachs

Bu sırada Zacharias, Brezilya’da yaşayan ve zor bir durumda kalan ailesiyle sürekli iletişimdedir. Zacharias’ın babası, mal sahibi olduğu ve yıllardır hiç sorun yaşamadıkları perakende dükkanının kiracısı ile bir anda ortaya çıkan bir sorun sonucunda tek çözümün tahliye olduğu bir durumun içinde kalır.
“Durum oldukça ilginçti, çünkü kiracı kadar bizim için de çok acı verici bir süreç oldu. Ira ile her buluştuğumuzda, ailemle konuşuyor oluyordum. Hikayedeki dramatik bir durum ikimiz için de ortadaydı; suçlu olan ile suçsuz olan arasındaki narin çizgi. İşte tam burada anlatılacak bir hikaye olduğunu anladık” Mauricio Zacharias





Sachs ve Zacharias karakterleri, ilişkileri ve durumları kira-tahliye çerçevesi üzerinden oluşturuyorlar. 
Emlak denkleminin bir ucunda kız kardeşiyle birlikte giriş katı dükkan olan iki katlı bir binayı miras alan mal sahibi Brian Jardine bulunuyor. 
Diğer ucunda ise para kaybetmekte olan bir giyim mağazası işleten 10 yıllık kiracı Şili göçmeni bekar bir anne; Leonor Calvelli. 
Ortada ise Jardine’lerin binaya taşınmasıyla en yakın arkadaş olan, para ve emlak ile hiçbir ilgileri bulunmayan 13 yaşlarındaki oğulları Jake ve Tony bulunuyor.

Sachs’in Brooklyn’i seçmesinde de 10 yıldan fazla süredir devam eden kentsel soylulaştırmanın da etkisi büyük. “
"Kentsel soylulaştırma, New York şehrinin özünde olan bir durum. Nasıl değiştiği, ne kadar hızlı değiştiği ve ne kadar çok değiştiğini görmek insanı hayrete düşürüyor. Üstelik her an, her yerde buna şahit olabilirsiniz. 20 yıldır buradayım ve her zaman şehrin bir yerlerinde kentsel soylulaştırma vardı.” Mauricio Zacharias





Filmde soylulaştırmanın yanı sıra aile, sınıf, kültür, para ve fırsat meseleleri de yetişkinlerin seçimlerini etkiliyor. 
Jake ve Tony, onüç yaşlarında ailelerine karşı sessizlik direnişine girdiklerinde tüm bu unsurların farkında değiller. Aileleri ise değiştiremeseler de farkındalar.

“Bazı ölçütlere göre, her birimiz para ve sevgiyle olan ilişkilerimize göre tanımlanıyoruz. Hikaye anlatıcı olarak da insanların bu ikisine nasıl karşılık verdiğiyle ilgileniyorum. Önümüzdeki tabloda dünyaya karşı hala bir anlamda masumiyetini koruyan iki çocuk var ve dostlukları, yetişkinlerin ve yaşadıkları dünyanın gerçekleriyle bir çıkmaza sürükleniyor.” Ira Sachs

“Bence herkesin hayatında o “çok önemli” dostluk mutlaka vardır ve bir anda bitiverir. Ama onu asla unutmazsın ve senin sen olmanı sağlar.” Mauricio Zacharias

Yükü genç oyuncuların üzerinde bir film çekerken önemli olan nokta, aslında anlattıkları hikaye ne olursa olsun izlemesi enteresan kişiler bulmaktır. Çok sevdiğim ve hatırladığım bazı çocuk filmlerinde, örneğin The Fallen Idol (Carol Reed) ve The World of Harry Orient ( George Roy Hill) filmlerinin ikisinde de oyuncuların kişiliklerinden perdeye yansıyan net çizgiler vardır. İşte Theo ve Michael ile bunu bulduğumu düşündüm.” Ira Sachs





“Ölümüyle ardından ufak bir karmaşa bırakıp gitmiş olan bir babadan, iyi bir ebeveyn ve oğluna örnek olmaya çalışan babaya geçiyoruz” diyor Kinnear kendi oynadığı rolü anlatırken. 
“Hayatta karşımıza çıkan bu tarz kırılma noktaları kaçınılmaz olarak hepimizin başına geliyor ve acımasız olabiliyor. İşleri doğru yapmak ve gelecek kuşağa da bunu doğru aktarmakla görevlendiriliyorsun.”

Brian eğer kendi başına olsaydı, Leonor’a şimdiki kirasından devam etmesine izin verebilirdi. Ancak babasının mirası ona ve kız kardeşi Audrey’e bölüştürme biçiminden ötürü, Audrey’nin istediğini yapmak zorundaydı. Bunun anlamı da eğer zammı kabul etmezse Leonor’u dükkandan çıkarmak oluyordu.

“Brian, bu durumda kapana kısılıyor. Bir anlamda kültürel farklılıkların vurgusundan ve hatta dil sıkıntısından dolayı Biran ve Leonor her seferinde birbirlerini pas geçiyorlar. Ancak sorunun mutlu bir çözümü yok ve en nihayetinde de yüzleşmek gerekiyor. İşte insanların hayatlarında her gün her an karşılaştıkları durum bu. Brian da yapabildiğinin en iyisini yapmaya çalışıyor.” Kinnear

Sachs ve Zacharias Leonor rolünü özellikle Şilili oyuncu Paulina Garcia için yazıyor. 
Pahalı bir şehirde bekar bir anne olan Leonor’un omuzlarındaki yük ağır. Finansal anlamda ufak bir aksama dahi büyük sonuçlar doğurabilir. 
Dede Max hayatta iken en azından kira artışını problem etmiyor.

“Leonor, sabit ve güvende olduğu bir yer bulduğunu hissetmişti. Çok sevgili arkadaşı öldüğünde ise ardında, yokluğunun acısının yanında daha büyük sıkıntılar da bırakmıştı.” Garcia

Sachs ve Garcia, Leonor karakterini mağazası ve geçimi için verdiği savaşta onu yumuşatmama kararı alıyorlar.





“Leonor günlük yaşamdaki mücadelesinde ve oğlunu yetiştirme çabasında zaten gerilmiş durumda. Patlamaya hazır. O kadar da sabırlı değil.” Sachs
“Paulina karakteri şirinleştirmeye çalışmadı. Leonor’un zorluklarına inandı. Sinir, korku ve sevgi katmanlarını buldu. Leonor köşeye sıkışmış bir aslan gibi. Çıkış yolunu bulamıyor ve her denemesinde de yanlış bir yola sapıyor. En sevdiğim yanı da işte bu. Bence karakterin bu yapısı onu en çok insan yapan şey.”

Kathy (anne) de Leonor’u anlıyor, fakat başarılı bir psikoterapist ve evin ekmeğini kazanan kişi olarak dünyanın nasıl işlediğine dair daha objektif bir bakış açısına sahip. 
Ira Sachs, Ehle’nin Kathy performansıyla ilgili yorumlarında “Jennifer, Kathy’i canlandırırken içinizde onun ev dışında bambaşka bir yaşamı daha var izlenimi bırakıyor. Sanki dışarıda yaşadıklarını eve getirmiyor gibi. Kathy de bir azize değil ve paranın gücüne inanıyor.”

Little Men / Küçük Adamlar, 2015 yazı boyunca öncelikli olarak Brooklyn’de Sunset Park, Bay Ridge ve Williamsburg civarlarında çekildi. 
Kamera arkasında Sachs ve ekibinin sokak çekimlerinde, şehir yaşamında aradıkları şey öncelikli olarak “çocukluk”. 
Onlara rehberlik eden motivasyon ise, başroldeki karakterleri Jake ve Theo’nun neşe, masumiyet, keşif ve canlılıkları.

“Filmin resmettiği çocukluğun romantik yönüne eğildik. Görüntü, müzik ve ayrıntılarla sinemanın büyüsünü nasıl yakalayabiliriz, ona baktık. Bu tarz bir yaklaşımın çocukluğun romantik ihtimalleriyle güzel uyum sağladığını düşünüyoruz.” Ira Sachs

Çekimler sırasında Sachs, zaman zaman senaryoda olmayan fakat hikayeyle birlikte akan durumlardan da faydalanmış. 
Bir akşamüstü Taplitz ve Barbieri metroda derin derin sohbet ederken kameraya alıyor ve bu sahneyi filme ekliyor. Sachs ayrıca ikiliyi hikayeye kendi bakış açılarını katmaları için destekliyor.

Tony ve Jake’in Tony’nin evine gittiğinde Leonor ve Hernan’ı mutfakta sohbet ettikleri sahnede ne yapacağına emin olamayan çocuklara yönetmen “Nasıl rahat ediyorsanız öyle davranın. Bu durumda ne yapardınız?” diye soruyor. Ve sahne akıyor.

Kinnear genç oyuncuların perdeye taşıdığı arkadaşlık portresinden oldukça etkilenmiş. “Beni bir şekilde kendi çocukluğuma döndürdü. Filmde insanların söylediklerinde ve davranışlarında samimiyet var. Bu çok sık görebildiğimiz bir şey değil ve çok güzel.” Kinnear





OYUNCULAR


Theo Taplitz  (Jake Jardine)

2001, Los Angeles doğumlu. Oyunculuğa ilk 8 yaşında okuldaki tiyatro oyunlarıyla başladı. 5. sınıfta, şehir tiyatrosunda oynamaya başlayan Taplitz, aynı zamanda çeşitli festivallerde gösterilen kısa filmler çekti ve ödüller aldı.


Michael Barbieri  (Tony Calvelli)

New York, Our Lady of Pompeii Okulu 8. sınıf öğrencisi. New York’ta Lee Strasber Tiyatro ve Film Enstitüsü’nde 3 yıl oyunculuk eğitimi aldı. Little Men / Küçük Adamlar, onun ilk uzun metraj film deneyimi ve New York Times tarafından “Yaz Film Sezonu Can Alıcı Performansı” olarak gösterildi.


Greg Kinnear  (Brian Jardine)

Akademi Ödülü adaylığı ve Emmy sahibi Greg Kinnear son projesi Jay’de Emily Mortimer, Luke Wilson, Bradley Whitfield ve Jay Duplass ile birlikte hem yönetmen hem de oyuncu olarak yer alıyor. 2016 yılında aynı zamanda Rick Famuyiwa’nın Confirmation adlı televizyon filminde Kerry Washington ile birlikte rol alacak. HBO için hazırlanan filmde Kinnear başkan yardımcısı Joe Biden rolünde. 
The Kennedys’deki John F. Kennedy performansıyla Emmy Ödülleri, TV Filmi/Miniseri alanında En İyi Erkek Oyuncu ve SAG Ödülleri Üstün Performans Ödülü adaylığına layık görüldü.
2006 yılında ödüllü film Benim Gün Işığım / Little Miss Sunshine performansıyla eleştirmenlerden övgüye layık görüldü.
1997 yılında, As Good As It Gets filmiyle Akademi Ödülleri’nde En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu dalında aday gösterildi.


Jennifer Ehle  (Kathy Jardine)

Jennifer Ehle beyaz perdede olduğu kadar tiyatro sahnesinde de başarılı bir oyuncu. 
En prestijli tiyatro ödüllerinden sayılan 2 adet Tony Ödülünün sahibi. 
Jane Austen’ın Gurur ve Önyargı kitabının televizyon adaptasyonu olan 1996 yapımı filmdeki performansı ile BAFTA, En İyi Kadın Oyuncu ödülüne layık görüldü. 
İkinci BAFTA adaylığı ise En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu daldında Wilde filmiyle geldi.

Yer aldığı son filmler ise; Terence Davies - A Quiet Passion, Mike Binder - Black and White, Alan Rickman - A Little Chaos, Sam Taylor-Johnson - Fifty Shades of Grey ve Kathryn Bigelow Zero Dark Thirty.


Paulina Garcia  (Leonor Calvelli)

Şilili oyuncu Pauline García aynı zamanda tiyatro yönetmeni ve oyun yazarı. 
En önemli Latin Amerikalı oyunculardan biri sayılan Garcia, Sebastián Lelio’nun Gloria filmindeki performansıyla Berlin Film Festilvali’nde En İyi Kadın Oyuncu olarak Gümüş Ayı’nın sahibi oldu.
Aynı zamanda Netflix yapımı Narcos adlı dizide Pablo Escobar’ın annesi rolünde oynamakta. Kariyeri boyunca 30 üzerinde oyun ve televizyon dizisinde bulunan Garcia, ayn zamnda Santiago’da çeşitli üniversitelerde drama eğtimi vermiş, bunu yanı sıra Şilili Tiyatro Yönetmenleri Birliği’ni kurmuş ve 1997 ve 2001 yılları arası aktif rol almıştır.



Ira Sachs
YAZAR ve YÖNETMEN


Ira Sachs  (Yönetmen / Yazar / Yapımcı)

1965 Memphis doğumlu, son filmi Love is Strange (Aşk Başkadır) Alfred Molina, John Lithgow ve Marisa Tomei’den oluşan kadrosuyla 2 Gotham Ödülü’ne ve En İyi Film dahil 4 Independent Spirit Ödülü’ne aday gösterildi. 
Önceki filmleri ise Keep the Lights on (4 Independent Spirit Adaylığı), Married Life, The Delta ve 2005 Sundance Büyük Jüri Ödüllü Forty Shades of Blue. 
Ira Sachs ve Mauricio Zacharias şimdilerde Montgomery Clift hakkında bir filmi kaleme almış bulunuyorlar.

Sachs, LGBTQ bireyleri desteklemek amaçlı kurulan, kar amacı gütmeyen Queer/Art’ın kurucusu ve aynı zamanda yürütücü direktörlüğünü üstlenmiş bulunuyor. 
New York şehrinde eşi ressam Boris Torres ve iki çocuğu Viva Felix ile beraber yaşıyor.


Mauricio Zacharias (Yazar)

Brezilya, Rio de Janeiro doğumlu Zacharias, Warner Brothers bursu aldığı Southern California Üniversitesi senaryo yazımı yüksek lisansını tamamladı. 
New York’ta yaşıyor ve sıklıkla Brezilyalı yönetmenlerle (Karim Ainouz, Paulo Machline and Andrucha Waddington) çalışıyor. 
Ira Sachs ile Keep the Lights on ve Love is Strange yapımlarında ortak yazar olarak çalıştı. 
Her iki film de prömiyerini Sundance Film Festivali’nde gerçekleştirdi ve her iki film de Independent Spirit Ödülleri’nde En İyi Film ve En İyi Senaryo dalında aday gösterildi.




Hiç yorum yok:

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...