20.05.2016

Ana yurdu :: Ana Kız ve Kutsal Suç!.



Ana Yurdu, annesine duyduğu sevgi ve nefret hisleriyle arafta kalmış bir kadının kendinden ödün vermeyen portresidir. 

Nesrin, romanını bitirmek ve yazar olma hayallerini gerçekleştirmek için, kısa süre önce ölen anneannesinin İç Anadolu'daki boş köy evine taşınır. 

Ama gün be gün muhafazakarlaşan annesi Halise’nin beklenmedik ziyareti ve tüm ısrarlarına rağmen dönmeyi reddetmesiyle birlikte Nesrin'in yazma denemeleri ve köy hayatına dair kurduğu hayaller suya düşer. 

Bu iki kadın, birbirlerinin iç dünyalarındaki en kuytu köşelerle yüzleşmek zorunda kalacaktır.

Anneler Daima Kızlarının İyiliğini İster

Baba - oğul arasında olanı, hikâye!. Gayrı şirazesinden çıkmış şu dünya alemde en kadim, en derin, en çetrefilli, en çelişkili, en sevgi dolu, en nefret höykürmeli, en saç baş yoldurucu ilişkidir ana ile kızı arasındaki..




Her şeyden önce iki kadının, gizli ya da açık mücadelesidir söz konusu olan..
Ana hiç de hoşnut değildir, kendisine zamanında yasaklanmış şeyleri şimdi kızının -rahatça- yapabiliyor olmasından..
Kız ise hiç istemez, anası gibi ömrünü -göz göre göre- yasaklarla, günahlarla, kocaya hizmetle çürütmeyi..

Eh işte, bu durumda ne beklenebilir ki taraflar arasında; barış mı, huzur mu?!
Hele bir de -tıpkı filmimizde olduğu üzre- adına din denen o günahkâr çoğaltıcı, o müstebit coşturucuya kapılmışsa anne, vah ki ne vah, zavallı Nesrin misali kızlarımıza!.

Nesrin de ne yapsın bu durumda!. Sanki her şey annesinin elindeymiş de becerememiş gibi olaya yaklaşarak suçlar ki onu, savuştursun habire üstüne üstüne gelmelerini: "Sen kabul etsene artık, senin yetiştirdiğin kız evlat bu!" diye haykırır onun yüzüne karşı, çaresiz..




Bizzat kendinden umudu kalmamış, kızını da soldurmaya çalışan bu kadın bilmez -daha doğrusu- anlamaz ki, onun demesiyle, istemesiyle, zorlamasıyla olmaz bu işler; aksine, ters teper tüm baskılar, kendi haline bıraksa büyük ihtimal asla düşmeyeceği çukurlara bizzat eliyle itiverir biricik evladını, ruhu bile duymaz..

Demek ki, dünyaca ünlü ozanımız Aşık Serteli, asırlar öncesinden boşuna seslenmemiş bizlere şöyle bir dörtlükle:
"Babalar hıyardır o ayrı
Analar gibi de yâr olmaz
Kızlarına ettikleri gaddarlık
Eloğlunda bile bulunmaz"




"Anneler, kızlarının (çocuklarının) iyiliğini ister hep." kalıbı ne de hoş, ne de masum bir sözcük yumağıdır, öyle değil mi?.
Hayır öyle değil!!

Çünkü anneler, kızlarının kendi doğrularıyla doğrulmalarını ve içlerinden geldiği gibi hayatlarını yaşayıp mutlu olmaya çalışmalarını asla hoş görmez..
Kızını -herkesin onaylamak zorunda olduğu- din, toplum ve aile kurallarının içinde tutmaya çalışmak, onun en kutsal vazifesidir; kızını başıboş bırakarak kurda kuşa yâr etmemek için başına dikilmeli, "Yok oraya gitme, şununla görüşme, yok böyle giyinme!" diye söylenip durmalı, gerekirse de hemen tepesine binmelidir..

Sonuç çok açık ve kesin olarak, 'kutsal' bir suçtur; geriye kalanlar ise mutsuz analar, en az onlar kadar mutsuzluğa mahkûm, kız evlatlardır..





Senem Tüzen'in İlk Filmi

İlk filmini yapmanın -normal karşılanabilecek- olumsuz hiçbir yanını göstermeyen senarist ve yönetmen Senem Tüzen'in -bir sanat eseri oluşturduğu kesin- titiz işçiliğine, Ana ile Kızı'nı canlandıran Esra Bezen Bilgin ile Nihal Koldaş'ın üstün performansları eklenir, diğer teknik unsurların kalitesi de buna katkı sunarsa, ortaya çıkan iş de Ana Yurdu gibi olur elbette..

'Önemli ama basit' konusuna rağmen Ana Yurdu, seyircisinin merak duygusunu hep ayakta tutan kurgusu; "Kentin karmaşasından uzak bir köye giderek, şu kitabı falan sessizliğin içinde konsantre olmuş vaziyette yazıp bitirsem" 'romantik' kalıbını aklından geçiren hanım kızlarımızı hüsrana uğratacak yaklaşımı ve bu esnada yarattığı boğucu atmosferiyle ve de nihayet, 'sürpriz' finaliyle oldukça çarpıcı bir film..





ANA YURDU | MOTHERLAND | Yönetmen: Senem Tüzen / Senarist: Senem Tüzen / Görüntü Yönetmeni: Vedat Özdemir / Kurgucu: Adam İsenberg, Yorgos Mavropsaridis, Senem Tüzen / Oyuncular: Esra Bezen Bilgin, Nihal Koldaş, Fatma Kısa, Semih Aydın / Yapımcı: Adam İsenberg, Senem Tüzen, Olena Yershova / Ortak Yapımcı: Nikos Moutselos / Yapım Şirketi: Zela Film / Dünya Hakları: Zela Film / Türkiye, Yunanistan / 2015 / DCP / Renkli / 94´


3.5 / 5



Hiç yorum yok:

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...