2.02.2016

El Club / The Club



Oscar adayı No'nun yönetmeni Pablo Larrain’in son filmi The Club, geçmişte işledikleri suçlar nedeniyle kilise tarafından küçük bir sahil kasabasına sürülen ve gözlerden uzak bir evde zorunlu inzivaya çekilen dört rahibin hikâyesini anlatıyor. 

Rahiplerin bu inziva evindeki hayatı, çok katı ve sıkı kurallarla düzenlenmiştir. 
Fakat beşinci bir rahibin eve gelmesiyle bu hassas düzen bozulur.

Rahiplerin geride bıraktıklarını düşündükleri geçmişleri yüzlerine vurulurken, araftaki bu günahkârların karanlık sırları açığa çıkmaya başlar. 

Filmin mmknmrtb notu ::

"Din ki.. salt inançla kendini oluşturup tarif eden, asla sorgulanamaz, kurallarına uymayanı günaha girmekle, cehennemle tehdit eden, her türlü yanlıştan, çelişkiden, istismardan kolayca sıyrılıp kendini aklayıveren bir kurumdur, öyleyse eğer, eleştirilmesi de -mümkünse yerin dibine sokulması da- bir insanlık görevidir." der, Kasımpaşalı ünlü bir düşünür..

El Club, bu 'kutsal' görevi -şartları epeyce zorlayarak- eli yettiği, dili döndüğünce yerine getiriyor; darısı, herhangi bir din ya da kudretli bir inanç yandaşı olup da büründükleri, sorgulanmazlık, dokunulmazlık zırhıyla, her türlü istismara, pisliğe bulaşanlara sadece bakmakla yetinen, hatta gözlerini yumanların başına..  


Pablo Larrain, başta pedofili olmak üzere her türlü ahlâksızlığa bulaşmış -ama diğerleri gibi olayı örtbas edememiş- bir grup rahibin ve onlara mukayyet olan bir rahibenin, zorunlu olarak ikamet ettirildikleri, gözlerden uzak bir kasabanın ıssız bir köşesindeki bir eve -bir nevi 'kurum içi' hapishane- kamerasıyla dalıyor; ortalığı şöyle bir karıştırarak, bize -en fazla- neler olabileceğini gösteriyor ve artık 'hiç bir şey eskisi gibi olmayacak' algısının 'evrensel' yanıltıcılığını 'ibretle' hatırlattıktan sonra, asırlardan beri hükmünü sürdüren müesses nizamın -ne yapıp ederek- kendini nasıl da yeniden inşa edebileceğinin resmini çiziyor..
Hem de en şahanesinden bir sinema lezzetiyle..

4 / 5


Yabancı Dilde En İyi Film dalında Altın Küre ödülüne aday olan film, aynı zamanda Şili’nin Oscar temsilcisi…

El Club, Jüri Büyük Ödülü’nü kazandığı Berlin Film Festivali’nde Darren Aronofsky başkanlığındaki jüriyi kendine hayran bırakmış ve tüm eleştirmenlerden tam not almıştı. 



Jürinin “bir klasik olarak sinema tarihine geçecek” dediği ve The Guardian tarafından bir başyapıt olarak tanımlanan El Club, beyaz perdenin gördüğü en sert din eleştirilerinden biri olarak niteleniyor. 

Pek çok eleştirmen tarafından 5 yıldız ile taçlandırılan film, ABD’de 5 Şubat’ta vizyona girecek.



Hiç yorum yok:

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...